Konusu bir miktar para olan ticari davalarda (alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat) dava açabilmek için önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur; bu zorunluluk bir usul koşulu olup yerine getirilmeden açılan davalar, esasa girilmeksizin usulden reddedilir. TTK m.5/A ile düzenlenen bu yükümlülük, ticari uyuşmazlıklarda tarafları mahkemeye taşımadan önce müzakere masasına oturturmayı amaçlar.
Hangi Ticari Davalar İçin Arabuluculuk Dava Şartıdır?
TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk; ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava şartıdır. Başka bir deyişle, bu tür bir ticari uyuşmazlıkta dava açmak istiyorsanız mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk bürosuna başvurmuş olmanız şarttır.
Kapsama hangi davaların girdiğini anlamak için önce ticari dava kavramını netleştirmek gerekir. TTK m.4/1 uyarınca iki tür ticari dava vardır: her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar) ve tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın TTK ile diğer mevzuatta öngörülen konulardan doğan davalar (mutlak ticari davalar). Öte yandan herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ile sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bu kapsamın dışında kalır.
Kapsam 2023 yılında genişledi: 7445 sayılı Kanun ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartı arabuluculuğun kapsamına alındı. Dolayısıyla eski metne göre bilgi edinen tarafların yeni durumu gözden geçirmesi gerekir.
Buna karşın her ticari uyuşmazlık bu zorunluluğa tabi değildir. Uyuşmazlık konusu para alacağı veya tazminat niteliği taşımıyorsa; ya da taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunuyorsa ya da özel kanun başka bir alternatif çözüm yolunu zorunlu kılıyorsa, 6325 sayılı Kanun m.18/A’daki dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Her inşaat sözleşmesi de otomatik olarak bu kapsamda değerlendirilemez; sözleşmenin ticari niteliği somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Ticari alacak veya tazminat niteliğindeki uyuşmazlıklarda sürecin doğru yönetilmesi için İzmir Ticari Alacak ve Tahsilat Avukatı hizmetine başvurabilirsiniz.
Arabuluculuk Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?
6325 sayılı Kanun m.18/A uyarınca başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü bu işlevi üstlenir. Başvuru doğrudan arabulucuya değil, büro aracılığıyla yapılır; arabulucu listeden büro tarafından belirlenir. Ancak taraflar liste üzerinde belirli bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o arabulucu görevlendirilir.
Başvuru yapıldıktan sonra süreç işlemeye başlar. Ticari davalarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmakla yükümlüdür. Bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m.5/A/2). Genel dava şartı arabuluculuğunda öngörülen üç haftalık süre ticari davalara uygulanmaz; ticari uyuşmazlıklarda altı haftalık özel süre esastır.
Arabuluculuk sürecinde zamanaşımının işlemesi de durur: bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı duraklar ve hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m.18/A). Bu, özellikle zamanaşımı süresinin dolmasına yakın başvuru yapan taraflar açısından önem taşır.
Süreç anlaşmayla sonuçlanmazsa arabulucu, anlaşmaya varılamadığını gösteren bir son tutanak düzenler. Davacı bu tutanağı dava dilekçesine ekleyerek mahkemeye başvurabilir.
Arabuluculuğa Başvurmadan Açılan Dava Reddedilir mi?
Evet. Dava şartı arabuluculuk bir usul koşuludur; bu koşul yerine getirilmeden açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Mahkeme davayı esastan incelemez.
6325 sayılı Kanun m.18/A uyarınca süreç şu şekilde işler: davacı anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı dava dilekçesine eklemezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir. Bu sürede eksiklik giderilmezse ya da arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Usulden ret kararı davanın esası hakkında bir hüküm içermez; dolayısıyla davacı, eksikliği giderdikten sonra yeniden dava açabilir. Ancak bu süreç zaman ve maliyet kaybına yol açar. Zamanaşımı meselesine dikkat etmek gerekir: arabuluculuk sürecinde duran zamanaşımı, sürecin sona ermesiyle birlikte kaldığı yerden işlemeye devam eder; süre baştan başlamaz.
Ticari davalarda görevli mahkeme ve yargı çevresi gibi usul konuları ayrıca inceleme gerektiriyorsa Asliye Ticaret Mahkemesi Hangi Davalara Bakar? sayfasında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
İhtiyati haciz talebi için de önce arabuluculuğa gitmek gerekir mi?
İhtiyati haciz, esasa ilişkin bir dava olmadığı için arabuluculuk dava şartına tabi değildir; ihtiyati haciz kararı alınmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu değildir. Ancak ihtiyati haciz kararı verildikten sonra esas dava açılacaksa dikkat edilmesi gereken bir husus vardır: 6325 sayılı Kanun m.18/A uyarınca dava açılmadan önce ihtiyati haciz kararı verilmişse, İİK m.264’te öngörülen esas dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. Bu durum, ihtiyati haciz sonrası esas davanın açılmasında arabuluculuk sürecinin süre üzerindeki etkisini doğrudan ilgilendirir.
Arabuluculuk görüşmesi ne kadar sürede sonuçlanır?
Ticari davalarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m.5/A/2). Kira uyuşmazlıkları gibi ticari nitelik taşımayan dava şartı arabuluculuk süreçlerinde ise genel süre üç hafta olup zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Sürecin fiilen ne kadar süreceği, tarafların müzakereye katılım düzeyine ve uyuşmazlığın karmaşıklığına göre değişebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle süreler ve başvuru koşulları zaman içinde değişebileceğinden, kesin bilgi ve kendi durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Konunun genel çerçevesi için İzmir Ticaret Hukuku Avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

























